Bilirkişi Eğitimleri Türkiye’de İlk Kez İstanbul Üniversitesi’nde Başladı

İstanbul Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi, Adli Tıp Enstitüsü ve Hukuk Fakültesi işbirliği ile yoğun bir şekilde devam eden Bilirkişilik Temel Eğitimleri hakkında İÜ Adli Tıp Enstitüsü Müdürü ve Bilirkişilik Temel Eğitimi Koordinatörü Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu bilgi verdi.


Bilirkişilik Temel Eğitimini üstlenen çalışma ekibi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu, “Üniversitemiz tarafından verilen bu eğitimin koordinatörlüğünü ben yapıyorum, benim dışımda eğitimde görevli 9 akademisyen daha bulunmaktadır. Görevli hocalarımızın dördü İÜ Hukuk Fakültesi, diğer beşi de İÜ Adli Tıp Enstitüsü’nde fiilen görev yapmakta olan hocalarımız. Eğitimi İstanbul Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi adına yapıyoruz” dedi.

“Bilirkişilik Alanında Kaotik Ortam Vardı”

Son iki yıl içerisinde bilirkişilik ile ilgili ciddi bir mevzuat düzenlenmesi yapıldığını belirten Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu, “Bu süreç 2014 yılında o dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın öncülüğünde başladı. Bakanlığı bu düzenlemeye iten husus, bilirkişilik alanında gözlenen kaotik ortamdı. Önüne gelen ben bilirkişiyim diyor, bazı kurum ve kuruluşlar derme çatma eğitimler ile sertifikalar veriyor ve insanlar sadece bir hafta sonu süren eğitimler sonrasında aldıkları o sertifikalar ile ben uzmanım deyip mahkemelerde bilirkişilik yapıyordu. Bu süreç hem bizim gibi Adli Tıp ve Adli Bilimler alanında hizmet veren bilim insanlarını rahatsız etti hem de Adalet Bakanlığı nezdinde huzursuzluk yarattı. Dolayısıyla ilk olarak 6754 sayılı Bilirkişi Kanunu 24 Kasım 2016 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. Müteakiben 03 Ağustos 2017 tarihinde 30149 sayılı resmi gazetede yayınlanan bilirkişilik yönetmeliği söz konusu kanunun 18. maddesine dayanılarak çıkarıldı. İstanbul Üniversitesi’nin bir mensubu olarak gerek yasa çalışmalarının gerekse yönetmeliğin tüm yapılış aşamalarına katkı sunmaya çalıştım” şeklinde konuştu.

Bu yönetmelikte getirilen bir sürü yenilik olduğunu belirterek bunlardan bir tanesinin de bilirkişilerin Temel Eğitimi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Aşıcıoğlu “Burada kast edilen eğitim bilirkişinin mesleki birikimini artıracak bir eğitim değil, burada hedeflenen amaç ‘Bilirkişiliğe başvuru ve kabul şartları, bilirkişilerin nitelikleri, eğitimi, sicil ve listeye kaydı, görevlendirilmesi, uymaları gereken temel ve etik ilkeler, çalışma esasları, denetimi, sicil ve listeden çıkarılması ile Bilirkişilik Danışma Kurulu, Bilirkişilik Daire Başkanlığı ve bilirkişilik bölge kurullarının çalışma usul ve esaslarını düzenlemek’ olarak belirlendi. Bunların yanında bilirkişilerin hakları, sorumlulukları, hukukun temel ilkeleri, ispat hukukunun temel ögelerini anlatan 24 saatlik bir eğitim programı oluşturuldu. Çünkü bilirkişilik her zaman bilimsel bir tabana dayanmaz, bazen kişilerin mesleklerini icra ederken (zanaatkâr gibi) elde ettikleri hüner, beceri ve bilgi birikimi de hukuki problemlerin çözümünde yararlı olabilir. Bu nedenle bir kuyumcu, bir nalbant, bir saatçi bilirkişilik yapabilmektedir. Sıklıkla temel hukuki bilgiye sahip olmayan ve ülkemizdeki adalet mekanizmasının işleyişinden haberdar olmayan bu bilirkişilerin bahse konu temel bilirkişilik eğitimi ile söz konusu kamusal hizmete hazırlanması amaçlanmıştır. Eğitimin süresi toplam 24 saat olup bu eğitimin 6’şar saatlik eğitimler ile 4 günde yapılması yönetmelikte uyulması gereken bir zaruret olarak belirlenmiştir. Bu eğitimin 18 saati teorik, 6 saati pratik eğitim olarak tasarlandı. Eğitim sonrasında bir bilirkişiden hukuk sistemi ne bekler, hukuk sisteminin süjeleri nelerdir, ispat külfeti kimdedir, bilirkişinin sınırlamaları nelerdir gibi soruların cevaplarını verebilmeleri hedeflendi. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Bilirkişi Daire Başkanlığı daha eğitimler başlamadan hem kursiyerlere hem de eğiticilere pdf. formatında el kitapçıkları dağıtılarak önemli bir çalışmanın altına imza atmıştır” dedi.


“İlk Bilirkişi Eğitim İznini İstanbul Üniversitesi Aldı”

Eğitimlerin yaklaşık 2,5 aydır devam ettiğini belirten Prof. Dr. Aşıcıoğlu, “Eğitime 1 ay kadar daha devam edilecek sonra bilirkişi başvuruları başlayacak. Tahminimize göre İstanbul’da 4 bin civarı bir bilirkişi başvurusu olacak. Bunun bin kadarını biz eğittik. Şuan da eğitim izni alan Türkiye’de 30’un üzerinde kuruluş var. Ama ilk eğitim iznini İstanbul Üniversitesi aldı. İlk eğitime başlayan da 2,5 ay önce biz olduk. Diğer bazı üniversite, kurum ve kuruluşun eğitim ücretleri bizimkine göre yarı yarıya düşük olmasına rağmen bilirkişi adayları bizi tercih ediyorlar. Çünkü bilirkişi eğitimi veren kuruluşların içinde bilirkişilik müessesesi olan bir tek biz varız. Ayrıca faal anlamda Adli Tıp Enstitüsü olan tek üniversite biziz” ifadelerini kullandı.

Hemen hemen her alandan bilirkişi olmayı düşünenlerin bu eğitime katıldığını belirten Prof. Dr. Aşıcıoğlu, “Eğitime katılanlar arasında psikolog, arkeolog, sanat tarihçisi, inşaat mühendisi, elektrikçi, bankacı, mali müşavir, akademisyenler ve daha sayamayacağımız kadar farklı meslek grubuna mensup kursiyer var. Ben ümit ediyorum ki bu röportajdan sonra üniversitemizde çalışan öğretim üyeleri arasından bilirkişilik yapmakta olanlar da bu eğitimlere katılacaklar, çünkü artık bu eğitimi almayan hiç kimse bilirkişi listelerine müracaat edemeyecek. Eğitimler talep olduğu ölçüde yıl boyu devam edecek, bilirkişi listelerine başvuru aralık ayı sonu itibariyle bitecek. Bilirkişi listesine başvurmak isteyenlerin bu eğitimi aralık ayının sonuna kadar almaları zorunlu. Ayrıca bu eğitim 3 yıl için geçerli. Eğitim belgesinin alınmasından 3 yıl sonra bilirkişilerin 6 saatlik bir güncelleme eğitimi almaları gerekiyor. Üniversitemizden eğitim alan bireylerin güncelleme eğitimlerinde de üniversitemizi tercih edecekleri kanaatindeyim. Dolayısı ile bu eğitimler süreklilik arz edecek” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Faruk Aşıcıoğlu bilirkişi yasası ve yönetmeliğini ülkemiz için çok önemli bir adım olarak değerlendirdi ve son olarak şunları dile getirdi. “Artık bilimsel komiteler oluşturulacak. Bu komiteler alt uzmanlık alanlarında hizmet verecek bilirkişilerin sahip olması gereken asgari nitelikleri belirletecekler. Ayrıca Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün altında Bilirkişi Daire Başkanlığı kuruldu. Daire başkanlığının görevi Türkiye’deki tüm bilirkişilik müessesini düzenlemek. Bunu düzenlerken de bir danışma kurulunun desteği ile yapıyor bunu. Ben o danışma kurulunun YÖK tarafından tavsiye edilen 3 üyesinden birisiyim. Bu yasa ve mevzuat değişikliğinin bilirkişilikteki bahse konu düzensizliği çeki düzen altına alacağı kanaatindeyim.”

Haber: Eda FİDAN

İÜ Basın ve Hakla İlişkiler Müdürlüğü


Galeri