İÜ Mühendislik Fakültesi’nden Patent Başarısı

İÜ Mühendislik Fakültesi Kimya Bölümü ve Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeleri’nin İstanbul Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi Koordinasyon Birimi tarafından destekli 20 yıl korumalı incelemeli patent tescilleri alındı.

İÜ Mühendislik Fakültesi Kimya Bölümü ve Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyeleri’nin çabaları ile hayata geçirilen iki buluş insanlık için önemli hizmetler verecek.

“Antibakteriyel acacia Senegal /Fe-silika nanobiyokompoziti” başlıklı patent, İÜ Mühendislik Fakültesi Kimya Bölümü Fizikokimya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Ayben Kilislioğlu, Doç. Dr. Tuba Şişmanoğlu ve Dr. Ayşen Kolan tarafından hayata geçirildi.

“Hastaneler Başta Olmak Üzere Birçok Alanda Kullanılacak”

Buluş ekibinden Prof. Dr. Ayben Kilislioğlu yaptığı açıklamada İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyeleri olarak böyle bir başarıya imza atmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, “Artık bu buluşun insanlığa faydalı olması aşamasına geldik.  Grubumuzda Yrd. Doç. Dr. Selcan Karakuş, Doç. Dr. Tuba Şişmanoğlu ile araştırmaya 2012 yılında doktora öğrencimiz Ayşen Kolan’nın tez çalışmasıyla başladık. Sonrasında hep beraber çalışmamızı zararlı mikroorganizmalar üzerinde etkili antibakteriyel bir malzeme hazırlamak doğrultusunda ilerledik. Burada hedefimiz, insan sağlığı için toksik olmayan, fakat zararlı mikroorganizmalar için toksik etkili biyonano antibakteriyel toz malzeme üretmekti. Bu nedenle insan vücut metabolizması içinde birikmeyen çok toksik olmayacak maddeler kullanarak bir ana yapı hazırladık. Bu hazırladığımız yapı son derece etkin bir antibakteriyel özellik sergiledi” şeklinde konuştu.

Bu buluşu yapı malzemelerinde kullanma amacıyla hazırladıklarını ifade eden Prof. Dr. Kilislioğlu: “Bu malzeme oldukça yüksek sıcaklıklara dayanabilen bir malzemeydi. Hazırladığımız buluş yapı malzemelerinin içerisinde antibakteriyel özellik gösteriyor. Buluş hastaneler başta olmak üzere insanların toplu yaşadığı yerlerde fayda sağlayacak bir malzeme haline geldi ve bu buluşun ürün haline dönüşmesi için son aşamaya gelindi” dedi.

Yüksek teknolojiyi kullanmanın maliyeti yükselttiğinin altını çizen Prof. Dr. Kilislioğlu, “İleri teknoloji kullandığınız zaman maliyet çok yükseliyor. Bu bir yerde avantaj gibi görünüyor. Ama aslında ileri teknolojiyi kullanmanın çok büyük bir dezavantajı var, maliyeti çok arttırıyor. Biz çalışmamızda, üniversitemizin sağladığı olanaklarla geleneksel kimyasal yöntemleri kullanarak bu malzemeyi hazırladık. Fakat nano skalada oluşturduğumuz ürünümüz için, ileri teknoloji ölçüm tekniklerini kullandık ve malzemeyi karakterize ederek yapıyı ispatladık. Bu çalışma, 2015 yılında impak faktörü oldukça yüksek SCI kapsamında dergide yayınlandı” ifadelerini kullandı.

Hazırlanan malzemenin çok düşük maliyetli olmasının yararlarına değinen Prof. Dr. Kilislioğlu, “Prosedürü uygulama aşamasında ve oluşturulan biyonano antibakteriyel ürünün düşük bir maliyetle elde edildiği hesaplanmıştır. Çok etkin olduğunu da biliyorsunuz. Bu bizim için aslında çok önemli değildi; ama daha sonra ticarileşmesi açısından ne kadar önemli olduğunu anladık” dedi.

Prof. Dr. Kilislioğlu ayrıca hazırlanan malzemenin “Escherichia coli” isimli baktelerin içerisinde bir başka bakterinin daha oluşmasını engellediğini veya var olan bakterinin ölmesine sebep olduğunu sözlerine ekleyerek, “Escherichia coli, okul yemekhanelerinden tutun da hastanelere kadar her yerde karşımıza çıkabiliyor. Malzemenin de bu bakteri üzerinde etkili olması çok memnun edici bir sonuç. Sonuçta bu bakterinin oluşmasını engelliyor ya da var olan bakterinin ölmesine sebep oluyor” dedi.

“Yüksek Sıcaklığa Dayanaklı Malzeme”

Buluşun ürün haline dönüşmesi noktasında Eczacıbaşı’nda da çalışmaların devam ettiğimi vurgulayan Doç. Dr. Tuba Şişmanoğlu ise malzemenin yüksek sıcaklığa oldukça dayanaklı olduğunu vurgulayarak, “Sırlama sırasında 1200-1250 dereceye kadar çıkılıyor. Bizim ürettiğimiz malzeme ise oldukça dayanaklı” ifadelerini kullandı.

Buluşun yararlarına değinen Doç. Dr. Şişmanoğlu, “Nanokompozit malzeme üretilmesi sırasında kullanılan tüm kimyasallar piyasada çokça ve ucuz bulunuyor. Ayrıca hem iş güvenliği ve sağlığında, hem de risk değerlendirme çalışmalarında en az tehlike içerdiğini tespit ettik. Bu buluşun olası kullanım alanları seramik, boya, ahşap sanayi, mutfak, banyo malzemeleri, hastane ve yoğun bakım malzemeleridir. Malzememiz oldukça dayanaklı. Bu yüzden bizim için de çok kıymetli bir çalışma. Üniversitemiz için de büyük bir başarı” şeklinde konuştu.

“Fotokatalitik Yöntemle Yüksek Seçimlilikte Benzaldehit Üretimi” başlıklı buluş ise, İÜ Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü Proses ve Reaktör Tasarımı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülin Selda Pozan Soylu tarafından hayata geçirildi.

“İlaçtan Gıdaya Birçok Alanda Kullanılacak”

Prof. Dr. Gülin Selda Pozan Soylu 2013-2014 yılları arasında yüksek lisans öğrencisi Eda Sınırtaş ile birlikte yürüttükleri çalışmanın patent ile sonuçlandığını belirterek, “Çalışmamız, ticari öneme sahip olan benzaldehit üretimi konulu. Benzaldehit;  kozmetik, parfümeri, ilaç ve boya endüstrisinde önemli bir uygulama alanına sahip. Amacımız, diğer klasik yöntemlerden farklı olarak daha kısa sürede daha yüksek seçimlilik ve verimde benzaldehit üretimi yapmak. Bir yılı aşkın süre içerisinde hazırladığımız nano boyutta katalizörler ile 15 dakika gibi kısa bir süre içerisinde reaksiyonu yüksek seçimlilik ve %100 verimle tamamlandı” dedi.

Çalışmanın iki önemli boyutu olduğunu sözlerine ekleyen Prof. Dr. Soylu, “Çalışmamızda iki önemli nokta ucuz başlangıç malzemeleriyle ve basit yöntemlerle katalizör sentezlemek ve uygun reaksiyon ortamında yüksek seçimlilikte benzaldehit elde etmekti. İkisini de başarıyla sonuçlandırdık. Basit yöntemlerle katalizörü sentezleyip zirkonyumdioksit ile titanyumdioksit ikili kompozit karışımını hazırlayıp klasik yöntemlerden farklı olarak fotooksidasyon yöntemi gibi yeşil kimyayı konu alan bir yöntemle reaksiyonumuzu başarıyla sonuçlandırdık. Bu bağlamda, patentimiz incelemeli patent olarak tescillendi ve özellikle reaksiyonun kısa sürede tamamlanması literatürdeki diğer çalışmalara da ışık tuttu. Daha uzun reaksiyon sürelerinde gerçekleşen reaksiyonlara alternatif bir yöntem oldu. Bu buluşun,  İstanbul Üniversitesi bünyesinde ticari olarak uygulama bulmasında çalışmalarımıza devam etmekteyiz” şeklinde konuştu.

İÜ Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü

DSC_4410 DSC_4416 DSC_4417 DSC_4420 DSC_4424 DSC_4425 DSC_4428 DSC_4429 DSC_4439

12/28/2016
621 defa okundu

İstanbul Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler

İstanbul Üniversitesi Merkez Kampüsü

34452 Beyazıt/Fatih-İstanbul

Telefon: 0 (212) 440 00 00 (10054)