8. DETAE Günleri “Bilim Yolculuğu” Teması ile Gerçekleştirildi

  1. DETAE Günleri, “Bilim Yolculuğu” teması ile 15-16 Aralık 2016 tarihlerinde İÜ Aziz Sancar Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü’nde (ASDETAE) gerçekleştirildi.

Programın ilk günü ASDETAE Müdürü Prof. Dr. Günnur Deniz ve İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bahaüddin Çolakoğlu’nun açılış konuşmaları ile başladı. Programda “Bilim İnsanları ve İletişim” konusu tartışıldı.

Bilimsel Araştırmalar İçin Uygun Bir Ortam

Programın ikinci gününde açılış konuşmasını İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak yaptı. İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, konuşmasına İÜ Aziz Sancar Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü tarafından “Bilim Yolculuğu” temasıyla gerçekleştirilen “8. ASDETAE Günleri”ne katılmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek başladı. Rektör Prof. Dr. Mahmut Ak konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Enstitümüz, 1945 yılında, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nin bodrum katında ‘Tecrübi Araştırma Enstitüsü’ olarak kurulmuştur. Dr. Werner Laquer ve Prof. Dr. Friedrich Reimann’nın müdürlüğünün ardından 1975 yılında Prof. Dr. Sevim Büyükdevrim’in müdür olmasıyla enstitü yeni vizyonuna sahip olmuştur. 1984 yılında Deneysel Tıp Araştırma ve Uygulama Merkezi, 1992 yılında ise İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’ne bağlı bir Enstitü olarak Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü adı ile yeniden yapılanmıştır. Bu yapılanma aşamasında Prof. Dr. Sevim Büyükdevrim’in büyük gayretleri ile Türk biliminin gelişmesine katkıda bulunan bağışçılar ile dönemin en gelişmiş laboratuvarları ve araştırma merkezi inşa edilmiştir. Bu bağışçılardan Mehmet Avni Mardinli’nin kızı aramızda ve tüm bağışçılar adına kendilerine şükranlarımızı sunuyoruz” şeklinde konuştu.

İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, DETAE’ye 23 Mayıs 2016 günü yapılan törenle DNA onarımı hakkındaki bilimsel çalışmasıyla 2015 Nobel Kimya Ödülü’nü alan İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Mezunu Prof. Dr. Aziz Sancar’ın isminin verildiğini ve Enstitü’nün “Aziz Sancar Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü” olarak yeniden adlandırıldığını söyledi. Yarım asırlık geçmişi ile İstanbul Üniversitesi Aziz Sancar Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü’nün bilimsel araştırmalar yapan, üst düzeyde bilgi ve deneyimle donanımlı araştırmacı yetiştiren ve bilim insanları için en iyi koşullarda deney hayvanları üreten bir kurum olduğunu vurgulayan İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak sözlerini şu şekilde sonlandırdı: “Aziz Sancar Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü, kuruluşundan bu yana sahip olduğu deneyimli elemanlar ve geniş laboratuvar alt yapısı ile ulusal ve uluslararası etkinliklere önderlik etmekte, üniversite içinden ve dışından ve farklı disiplinlerden çok sayıda araştırmacıya çalışma ortamı sağlamaktadır. 8.’si düzenlenen bu toplantıda bilim yolculuğu temasının en güzel şekilde işleneceğine inanıyor, başarılı ve verimli bir toplantı geçirmenizi diliyorum.”

Açılış konuşmasının ardından, İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, DETAM kuruluş bağışçılarından Mehmet Avni Mardinli’nin adına, kızı Prof. Dr. Ayben Kilislioğluna plaket takdim etti.

İÜ Aziz Sancar Deneysel Tıp Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Günnur Deniz ise katkılarından dolayı İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak’a plaket takdim etti.

Ardından Prof. Dr. Aziz Sancar’ın hayat hikâyesini konu alan video gösterisi gerçekleştirildi.

“Bilime Devam Etmek İçin Motivasyonu Yüksek Tutmamız Gerek”

Video gösterisinin ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Kansu “Nobel Ödülleri ve Bilimde Yolculuk” konulu bir sunum yaptı.

Nobel ödüllerinin özellikleri ve bilime katkıları üzerinde duran Prof. Dr. Kansu: “Nobel ödülünün özelliklerinden biri tek başına alınmasıdır. Ödülün tek kişiye verilmesi çok önemlidir. Alfred Nobel’in 27 Kasım 1985 yılında yazdığı vasiyetine göre bir önceki yılda insanlığa en büyük katkıyı yapan kişiye ödül verilir. Önemli olan ise insanlığa çok büyük katkı yapması şartı. Alfred Nobel’in vasiyetinde beş tane alan var. Bugün ekonomi de bu alanlara eklendiği için de altı alan oluyor. Nobel ödülü alan kişilerin ortak özelliklerine baktığımızda sorgulayıcı bir zihinleri, bilimsel merakları, anlama istekleri bulunuyor ve sadece bir noktaya odaklanmışlar. Bir konuda yeni bir bakış getirme gayretleri var. Bizim yapamadığımız merak. Diğer bir konuda motivasyonda azalma. Motivasyonu kaybetmemek lazım. Bilime devam etmek için motivasyonu yüksek tutmamız gerek” ifadelerini kullandı.

Sabancı Üniversitesi Moleküler Biyoloji Genetik ve Biyomühendislik Programı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Devrim Gözüaçık ise “Otofaji ve Otofaji Araştırmaları” adlı bir sunum gerçekleştirdi. Doç. Dr. Gözüaçık, öncelikle bu senenin Nobel Tıp ödülü olan Otofaji’den bahsetti. Doç. Dr. Gözüaçık ayrıca Parkinson, Huntington gibi hastalıklarda hücre temizlenmesi başarılabilirse bu hastalıların tedavi edilebileceğine de işaret etti. Doç. Dr. Gözüaçık sunumunu şu sözlerle noktaladı: “Bizim laboratuvarımızı tek filmlik laboratuvar olarak düşünebiliriz. Klinik aşamalara da ulaşmak için çabalarımız sürüyor. Benim yaklaşımım şu, temel bilimden, orijinal buluştan ve Türkiye’de, Türk öğrencileriyle ve Türk kaynaklarıyla yapılmış bir çalışmadan yola çıkmak. Yani burada yapılmış, buraya mal edilmiş çalışmadan yola çıkmak. Bu nedenle de çok zor ve zahmetli olmasına rağmen bunların İstanbul Üniversitesi’nde yaygın olarak bulunmasından gurur duydum. Türkiye’ye mal edilmesinin en önemli yolu bunların patentlenmesi.”

Programın ikinci gününde ayrıca “Bilimde Cinsiyet”, “Bilim ve Sanat”, “Bilim ve Etik” gibi önemli konular üzerinde değerlendirmelerde bulunuldu.

Haber: Gülin MİSKET, Taha Şevket POLAT

İÜ Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü

DSC_5321 DSC_5323 DSC_5324 DSC_5327 DSC_5329 DSC_5341 DSC_5349 DSC_5354 DSC_5364 DSC_5368 DSC_5375 DSC_5384 DSC_5390 DSC_5395 DSC_5400 DSC_5413

12/19/2016
796 defa okundu

İstanbul Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler

İstanbul Üniversitesi Merkez Kampüsü

34452 Beyazıt/Fatih-İstanbul

Telefon: 0 (212) 440 00 00 (10054)