İstanbul Üniversitesi 2016-2017 Akademik Eğitim Yılı Açıldı

Bilimler Tarihinin Zirve İsmi Prof. Dr. Fuat Sezgin’e Fahri Doktora Verildi

İstanbul Üniversitesi 2016-2017 Akademik Eğitim Yılı Açılış Töreni, 17 Ekim 2016 tarihinde gerçekleştirildi. Törende hayatını bilim tarihine adayan İslam Bilim Tarihi Araştırmacısı Prof. Dr. Fuat Sezgin’e “Fahri Doktora” verildi.

İstanbul Üniversitesi 2016-2017 Akademik Eğitim Yılı Açılış Töreni, 17 Ekim 2016 tarihinde iki tören programı çerçevesinde düzenlendi.

İlk tören İÜ Tarihi Rektörlük Binası’nda çelenk koyma merasimi ile gerçekleştirildi. İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, İstanbul Üniversitesi adına Atatürk ve Gençlik Anıtı’na çelenk koydu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından öğretim üyeleri ve öğrenciler ikinci tören için İÜ Fen Fakültesi Ord. Prof. Dr. Cemil Bilsel Konferans Salonu’na geçti.

DSC_2827

İkinci tören saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından İÜ Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından hazırlanan İstanbul Üniversitesi Tanıtım Filmi’nin izlenmesi ile başladı. İlk olarak konuşmalarını yapmak üzere kürsüye İstanbul Üniversitesi Öğrencilerini temsilen İÜ Öğrenci Konseyi Başkanı Enes Keskin ve Araştırma Görevlilerini temsilen Arş. Gör. Çiğdem Ürkü çıktı. İÜ Öğrenci Konseyi Başkanı Enes Keskin ve Arş. Gör. Çiğdem Ürkü’nün ardından kürsüye konuşmasını yapmak üzere İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak geldi.

“İstanbul Üniversitesi Gurur ve Başarılarla Dolu Bir Yılı Geride Bıraktı”

Gurur ve başarılarla dolu bir yılı geride bıraktıklarını ifade ederek konuşmasına başlayan İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, “Ülkemizden Nobel ödülünü almaya hak kazanan iki isim de İstanbul Üniversitesi mezunu. Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Orhan Pamuk İletişim Fakültemiz mezunudur. Nobel Kimya Ödülü’nü kazanan Prof. Dr. Aziz Sancar ise İstanbul Tıp Fakültesi mezunumuzdur” dedi. İstanbul Üniversitesi’nin yetiştirdiği değerli bilim insanı Prof. Dr. Fuat Sezgin’e “Bilim Tarihi” dalında Fahri Doktorluk beratı takdim edeceklerini söyleyen İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, “Prof. Dr. Fuat Sezgin, İstanbul Üniversitesi’nin yetiştirdiği dünya çapında bir bilim insanı. Kendisiyle ne kadar gururlansak azdır” şeklinde konuştu.

İstanbul Üniversitesi mensubu olmanın gurur verici olduğunu dile getiren İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, “Biz ne kadar büyük ve güçlü olduğumuzu 15 Temmuz 2016 gecesinde de gördük. Ülkemizin birliği, beraberliği ve bütünlüğüne karşı bir darbe girişimi olduğunu haber alır almaz harekete geçerek, bu girişimi resmi web sitemizden aynı gece saat 12 gibi lanetledik” diye belirtti.

DSC_3218

“Lisans Öğrencilerimize Araştırma Olanakları Sunuyoruz”

“Yenilikçi Gençler, Girişimci Projeler” araştırma projesi kapsamında 12 projede 35 öğrencinin çalıştığını söyleyen İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, “Türkiye’nin 2023 hedeflerini yakalayabilmesi için gençlerin daha fazla üretmesi gerekiyor. Bu kapsamda doktora öğrencilerimizin sayısını bir yıl içinde yaklaşık %14,6 oranında artırarak 8196’ya yükselttik. İleride doktora programlarına daha fazla başvuru yapılabilmesi için yüksek lisans öğrenci sayımızı da geçen yıla göre %28 arttırdık” diye belirtti. İstanbul Üniversitesi’nin Jiao Tong Üniversitesi tarafından hazırlanan Dünyanın En İyi 500 Üniversitesi 2015 yılı listesine 404. sıradan girdiğini söyleyen Prof. Dr. Mahmut Ak, “Dünyanın en iyileri arasına 11. kez giren İstanbul Üniversitesi, Türk üniversitelerinin adını uluslararası yükseköğretim alanında bir kez daha başarıyla duyurmuş oldu” şeklinde konuştu. İstanbul Üniversitesi’nin 2014 ve 2015 yıllarında ülkemizde en fazla patent başvurusu yapan üniversite olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mahmut Ak, 2016 yılında da yine en çok patent başvurusu yapan üniversite unvanına sahip olacaklarına inandığını sözlerine ekledi.

“İstanbul Üniversitesi Çağdaş Binalara Kavuşuyor”

İstanbul Üniversitesi binalarının onarımı, restorasyonu ve gerektiğinde yeniden inşası ile ilgili çalışmaların hızla devam ettiğini ifade eden Prof. Dr. Mahmut Ak, “Avcılar Yerleşkesi’nde İşletme Fakültesi binası inşaatı tamamlandı. Avcılar Yerleşkesi’nin master planı da bu yılsonunda tamamlanıyor. Çapa Yerleşkesi Uygulama Projesi çalışması devam ediyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin hastane kısmının uygulama projeleri bitti” dedi.

“Kurumsal İnternet Sitemiz Yeni Tasarımıyla Yayına Verildi”

İstanbul Üniversitesi kurumsal internet sitesini bütünüyle yenilediklerini ve bugün itibariyle yayına verdiklerini söyleyen Prof. Dr. Mahmut Ak, “İlk kez internet sitemizin tüm tasarımı ve yazılımı üniversitemizin kendi personeli tarafından gerçekleştirildi. Bilgi İşlem Daire Başkanlığımız ile Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğümüze bu özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Bütün İstanbul Üniversitesi mensuplarını buluşturacak olan ‘Amfistanbul’ projesi de bugün yayına girdi. Bu sitede üniversiteye dair haberler, forum şeklinde oluşturulmuş gruplar ile iş, staj ve burs ilanlarının paylaşıldığı kariyer bölümlerini bulabilirsiniz” diye belirtti.

DSC_3463

Mali Bütçenin Önemli Bir Kısmı Yükseköğretime Aktarılıyor

İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak’ın konuşmasının ardından kürsüye konuşmasını yapmak üzere Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı geldi. Avcı 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılının herkes için hayırlı olmasını dileyerek başladığı konuşmasına şu şekilde devam etti: “Bugün burada Türkiye’nin en büyük ve en köklü üniversitesinin açılış töreninde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Ülkemizde eğitim, sağlık, ulaşım gibi birçok alanda önemli dönüşümler yaşıyoruz. Bugün 200’e yaklaşan üniversite sayısı ile ülkemizde mali bütçenin büyük bir kısmı yükseköğretime aktarılmaktadır.” Avcı, İstanbul Üniversitesi 2016-2017 Akademik Yıl Açılış Töreni’nin kendisi için ayrı bir önem taşıdığından söz ederek, “Bundan 5 yıl önce İslam, Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi’nin açılışında Prof. Dr. Fuat Sezgin hocamızla çalışmaktan büyük gurur duymuştum. Bugün hepinizin huzurunda kendisine de teşekkür ediyorum” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanlığı tarafından Prof. Dr. Fuat Sezgin için özel olarak hazırlanan belgesel gösterildi.

Belgesel gösterimi sonrası Prof. Dr. Fuat Sezgin’e verilecek olan Fahri Doktora Töreni’ne geçildi. YÖK Üyesi ve İÜ Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hayati Develi, fahri doktora gerekçesini ve Prof. Dr. Fuat Sezgin’in özgeçmişini okudu.

Ardından Prof. Dr. Fuat Sezgin’e Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı ve İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak tarafından Fahri Doktora beratı takdim edildi ve cübbe giydirildi.

Prof. Dr. Fuat Sezgin ise İÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak’a astronomi problemlerini ölçen ve çözen bir “usturlab” hediye ederek usturlabın önemli özelliklerini anlattı.

Açılış Dersini İslam Bilim Tarihi Araştırmacısı Prof. Dr. Fuat Sezgin Verdi

Fahri doktora töreninin ardından, hayatını bilim tarihine adamış olan İslam Bilim Tarihi Araştırmacısı Prof. Dr. Fuat Sezgin, İstanbul Üniversitesi 2016-2017 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Dersi’ne başladı.

DSC_3756

Prof. Dr. Fuat Sezgin, açılış dersinde İslam Kültür Dünyasının Bilim Tarihindeki Büyük Yeri üzerine konuştu. Prof. Dr. Fuat Sezgin, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak tarafından konferans vermek üzere davet edildiğinde tarif edilemez bir sevinç duyduğunu belirterek konuşmasına başladı.

“Bu Konferansımı Dostum Merhum Matthias Schramm’a İthaf Ediyorum”

Prof. Dr. Fuat Sezgin, 56 yıl evvel ayrıldığı İstanbul Üniversitesi’ne hangi konuda bir konferans vermenin en uygunu olacağı konusunda bir hayli düşündüğünü belirterek, “Bugüne kadar tarihlerini yazmak saadetine kavuştuğum her bilim alanı, mesela matematik, astronomi, kimya, coğrafya gibi bilimlerin hepsinin İslam kültür dünyasındaki büyük gelişmelerinin inancıma göre dinleyicilerin dikkatini çekecek tarafları vardı. Ama ben sunuşumun bir genel yönde kalmasının daha yerinde olacağı düşüncesine kendimi inandırdım. Konferansımın başlığında kullanılan ‘Bütün insanlığın ortak bilimler tarihi’ ifadesinin bazılarınızın dikkatinden kaçmadığını sanırım. Benim Frankfurt Üniversitesi’nde, daha sonra Tübingen Ünversitesi’nde bilimler tarihi profesörlük sorumluluğunu taşıyan Matthias Schramm adlı bir dostum vardı. Bir gün yürürlükte bulunan bilim tarihi kitaplarının çoğunun, basmakalıp hükümler taşıyan kitapçıklar olduklarını konuştuk. Bunun üzerine, hayatımızı vakfettiğimiz alanı ‘Bütün insanlığın ortak bilimler tarihi’ diye adlandırmaya ve tanıtmaya karar verdik. Ben bundan altı yıl önce kaybettiğim dostum Schramm’dan sonra bu adlandırmayı, ilk defa eski yuvam İstanbul Ünversitesi’nde huzurunuzda verdiğim konferansta kullanıyorum. Bu konferansımı aziz dostum merhum Matthias Schramm’a ithaf ediyorum” dedi.

Miladın 8. yüzyılında İslam kültür dünyasında çok sıkı bir çeviri devresinin başladığından söz eden Prof. Dr. Fuat Sezgin, “Çeviriler büyük bir çoğunluğuyla Yunancadan, kısmen Süryaniceden, Pehleviceden, Sanskritçeden yapılıyordu. İslam’ın bu ikinci yüzyılını biz genelde alma ve özümseme çağı diye görebiliriz. Daha birinci yüzyılda kendini gösteren süratli kültürel gelişme miladi sekizinci yüzyılın ortalarında devrin tanınan hemen hemen bütün bilimlerinde hissedilmeye başladı. Şahıslardan ayrıntılı olarak bahsetmeye vaktimiz yetmeyecektir. Ama sadece İslam dünyasının değil, bütün bilim tarihinin en akıllı ve en verimli şahsiyetlerinden biri bu yüzyılda yaşamıştı. Bununla Câbir b. Ḥayyân’ı kastediyorum. Câbir kimya bilimi ile başlamıştı, zamanla devrin bütün ilimlerine uzanmıştı. Onun o zaman gerek büyük otoritelerin adları altında yürürlükte olan uydurma kitapçıklardan ve gerek tanınmış eserler yoluyla öğrendiği önceki nesillerden gelen münferit bilgilere dayanarak geliştirdiği fikirler vasıtasıyla sağladığı bir sentez vardır. Biz bunu kimya adı altında yeni bir ilmin kurulması olarak değerlendirebiliriz” şeklinde konuştu.

Müslümanlar’ın Sanskritçeden Siddhānta’yı ve Öklid’in Elementler kitabını Arapçaya tercüme etmelerinin matematikte daha 2. yüzyılda bir hayli ilerlemiş olduklarını gösterdiklerini ifade eden Prof. Dr. Fuat Sezgin, “Cebir ilmini daha 2. yüzyılda onların tanımış olduklarından şüphe etmemek lazım. İslam’ın 3. yüzyılının ilk çeyreğinde üç cebir kitabı birbirlerine çok yakın zamanda yazıldı. Bunlardan muhtemelen ilki Halife el-Me’mûn’un astronomlarından ve coğrafyacılarından el-Hwârizmî idi. Bu, modern İslam dünyasında, Türkiye’de bazıları tarafından yanlışlıkla Cebir’i icad eden kimse diye tanınır. Cebir çok daha önceleri Babilliler, Yunanlılar, Çinliler ve Hindliler tarafından aritmetikle birlikte matematiğin bir bölümü olarak biliniyordu. Hwarizmi’nin başarısı cebir ile aritmetiği iki ayrı disiplin olarak sunan kimse olmasındadır. Bu iki kitap Latinceye çevirileriyle Avrupa’da tanınan ilk matematik kitaplarıdır. Aritmetik kitabının 1126 yılındaki çevirisiyle Arap rakamları Avrupa’da yayılmaya başladı” şeklinde konuştu.

Müslümanların beşerî coğrafyada 10., 11., 12. yüzyıllarda Avrupalıların 19. ve 20. yüzyıllarda ulaşacakları düzeyde bulunduklarını söyleyen Prof. Dr. Sezgin konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: “Bu gerçeği Kâtip Çelebi’nin de bilmemiş olmasını bir dereceye kadar kabul edebilirim ama, onun bu bilgisizliği sunumu, Osmanlıların daha 17. yüzyılın ilk yarısında Avrupalılara karşı bir aşağılık duygusu içine düştüklerini gösteriyor. Bunun başlangıcını ve nasıl yayıldığını Osmanlı tarihçileri araştırabilirler, ama bunu bütün bir İslam tarihi çerçevesinde aramak şartıyla. Osmanlılar gerileme anlamında bu duygunun zararlarını gidermek üzere ‘Nizam-ı cedid’ diye sınırlı bir reform hareketine 18. yüzyılda geçmişlerdi. 19. ve 20. yüzyılda yaygınlaşan bu hastalığın en şuurlu reaksiyonunu Atatürk Türkiye Cumhuriyetinin 1923 yılındaki kuruluşundan sonra getirdiği reformlarda gösterdi. Ben o reformların gerekliliğine inananlardan biriyim. Atatürk bir bilim tarihçisi değildi. Müslümanların bütün insanlığın ortak bilimler tarihindeki yaratıcı yerlerini, ondan sonra bir aşağılık duygusuna düştüklerini ve bunun sebeplerini bilemezdi. Ona yardımcı olacak bir bilim tarihçisi de yoktu. Şimdi yönlenecek en doğru hedef bütün insanlığın ortak bilimler tarihinin en az sekiz yüz yıllık evresinin yapıcıları olmak şuurunu taşıyarak bugünkü modern dünyanın geliştirilmeye devam işine kreatif olarak katılmaktır.”

2016-2017 Akademik Yıl Açılış Töreni, Prof. Dr. Fuat Sezgin’in konuşması ile son buldu. İÜ Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü koordinatörlüğünde gerçekleştirilen törende yaklaşık 100 kişi görev aldı.

İstanbul Üniversitesi 2016-2017 Akademik Yılı Açılış Töreni’ne katılan tüm katılımcılara, açılış töreni için özel tasarlanmış olan İstanbul Üniversitesi Sembolik Üniversite Giriş Kapısı Maketi dağıtıldı.

İÜ Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü

10/19/2016
1089 defa okundu

İstanbul Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler

İstanbul Üniversitesi Merkez Kampüsü

34452 Beyazıt/Fatih-İstanbul

Telefon: 0 (212) 440 00 00 (10054)